Babamiza kavustuk, evimize geldik...
Yedi hafta suren Istanbul seyahatimizi bitirdik ve cok sukur sag salim New York'a geldik. Uzun bir ucak yolculugunun ardindan havaalaninda Muhtesem ile kucaklastik ve evimizin yolunu tuttuk. Ilk kez bu kadar sure ayri kaldik birbirimizden. Insallah bir daha ki seyahatimize birlikte gideriz.
Yol boyunca evim, evim, guzel evim dedim. Allah insani alistigindan, rahat ettiginden ayri koymasin. Her ne kadar dogdugum, buyudugum sehire gitmis olsam da, kendi evimi hep arar dururum...daha dogrusu artik cok alistigim ve kendi kurdugum duzenimi ariyorum. Birde bu defa kesin anladim, artik Istanbul'da yasamak bana gore degil. Nedenini bir baska gun anlatacagim burada, sizlerle paylasacagim yasadigimiz bolgeyi ve harika manzaralarini...acikcasi ozlemisim sakinligini, sessizligini, kus seslerini, bir birinden guzel agaclari ve cicekleri, trafigin cok yogun olmadigi yollari, elinde cocuk arabasi ile yuruyen yayalara gosterilen saygiyi, buranin Istanbul olmadigi kesin, insanlar yuzlerce metreden sizi cocuk arabasi ile goruyor ve yavasliyor. Buyrun! buyrun! lutfen gecin yol sizin diyorlar. Ancak yasamis olan bilir ve anlar ne demek istedigimi. Neyse ben burada konuyu daha fazla dagitmadan asil anlatmak istediklerim ile devam edeyim .
Cocuklu olunca Istanbul'a gitmek daha farkli olmaya basladi, aslinda zorlasti demek daha dogrusu. Ziyaret amacli veya kalmak icin bir evden digerine gitmek ise uzun suren hazirliklar gerektirir oldu. Her gittigimiz yere Emir icin yatak, yastik, araba koltugu, cocuk arabasi, oyuncaklar, bezi, camasiri, kiyafetleri, biberon, plastik yemek kaseleri ve tabaklari, bardaklari vs. derken koca koca cantalar ile cikar olduk yollara. Allaha sukur her gittimiz yerde bizi seven, nazimizla oynayan insanlar, sevdiklerimiz, sevenlerimiz vardi...onlarin yardimi olmasa gercekten tek basima ustesinden gelemezdim herseyin. Dusunsenize saatlerce hazirlan bir de gidince yerlestir herseyi...Herkes sagolsun, ozellikle kardesim Sirin ve Halam bana ve Emir'e en iyi sekilde ev sahipligi yaptilar. Bizleri rahat ettirmek, gezdirmek, istedigimiz her turlu yemegi ve tatliyi yapmak adeta onlarin en buyuk zevki oldu. Hergun bana bugun ne yapalim, canin neyi cekiyor diye sormalari, ahhhh...ahhhh... ne kadar ozluyorum simdi o gunleri. Elimi dogru durust ev islerine bile surmedim, yedi hafta boyunca en fazla iki kez yemek yaptim, o da ben kendim istedim diye. Ne guzel degilmi; insanin sevdikleri tarafindan simartilmasi...
Emir'i, Sirin teyzesi veya halam ile birakip arkadaslarim ile cikabilmek, hatta dort gunluk kisa bir tatil yapabilmek bana verilen en buyuk bonus oldu:) cok ama cok iyi geldi bu tatil...tabiki herseyin bir basi oldugu gibi sonuda vardi...bizim seyahatimiz de basindan sonuna kadar cok keyifli, mutlu, ailemizle ve arkadaslarimizla gecen birbirinden guzel gunler ve dakikalarla doluydu. Buradan herkesi bir kez daha anmak istiyoruz;
En basta babam, Emir'in Kubilay dedesi; Emir'i en cok cocuk parkina goturen, hergun harclik verip Emir'e parayi ogreten, yakisikli ve uzun boylu, tonton dedesi:). Sirin teyzesi; Emir'in en favori oyun arkadasi, ismi gibi sirin bir insan. Kayhan dayisi; kendi yaptigi yaramazliklarin sirlarini Emir'e ogretmeye calisti:) Emir ilk kez Kayhan'in ismini soyledi, bu arada dayisi dedesinden daha yakisikli ve uzun boylu:) Baycan dayisi; artik Istanbul'da yasamadigi icin bu kez cok az vakit gecirdik, bizi gormeye sadece bir gunlugune gelebildi. Insallah bir daha ki sefere daha uzun sure beraber oluruz. Halam, Emir'in buyuk halasi; Emir uzerinde gercekten cok buyuk emegi var, bana her konuda inanilmaz yardimci oldu, ozellikle Emir'in bakimi ve yemegi denildimi halam aninda orada. Halacim bu arada senin koftelerini Emir daha cok seviyormus:) seyahatimizin yarisindan fazlasini halamin evinde gecirdik. Cocuklugumdan beri bu eve her gidisimde ve yatili kalisimda cok mutlu olmusumdur. Tabiki boyle hissetmemde halamin ve rahmetli enistemin cok buyuk etkisi vardi. En guzel cocukluk ve genclik anilarim bu evde kuzenlerimle yasandi...bu kez mutlulugum iki kat daha fazlaydi. Ne mutlu bana! simdi bir oglum var ve onu da almis bu evde birlikte oynuyor, kosuyor, guluyor, kuzenlerimle guzel anilarimizi konusuyor ve yenilerini yasiyorduk...bu guzelliklerin, kavusmalarin, sevginin hic bitmemesi dilegiyle... sizleri simdiden cok ozledik.
Kuzenim Umit; Emir'in ikinci en iyi oyun arkadasi oldu, ogleden sonra bir saatligine eve gelip Emir'i cocuk parkina goturmesi, bazi sabahlar is yerine beraber gitmeleri, is yerindeki herkesin Emir'in arkasindan kosmasi ve oynamasi, birde bazi sabahlar sessizce, Emir'e gorunmeden evden ayrilmak icin yasadigi telasi...yoksa arkasindan aglayacak ve dakikalarca susmayacak bir yumurcak. Diger kuzenim Ercument; kendisi evli ve iki cocuk babasi, birlikte oldugumuz zamanlarda kuzen cocuklari iyi anlastilar ve oynadilar. Kucuk halam; nedense Emir ilk baslarda pek iyi anlasamadi ama sonralari alistilar birbirlerine, hatta bir gece halam Emir'i uyutmayi basardi:) elinden yemek yedi, disari cikip bahcede birlikte top oynadilar. Amcalarim Latif ve Haluk; her ikiside cok sevgi gosterdi Emir'e, ozellikle Haluk amcasi cocuk parkina en cok goturen amca unvanini tasiyor:) birde aldigi oyuncaklar saymakla bitmez. Kuzenlerim Selcuk ve Oguz; her gelisinde Emir icin getirdikleri seker ve cukolatalar. Emir'in Oguz gidiyor diye arkasindan aglamasi.
Cok sevdigim, degerli arkadaslarim; Sunay, Gulseren, Yurdagul ve Seren. Her biri ile ayri ayri, kimi zamanda hep birlikte hosca vakit gecirdik. Emir'i cok sevdiler, eminim Emir'de onlari cok sevdi. Birlikte oynadilar, konustular, Sunay teyzesi Emir'e kitap okudu. Bircok da hediye geldi teyzelerinden. Bol bol fotograflarini cektim bu guzel anlarin, bir gun Emir'e gostermek ve paylasmak icin. Kizlar...Sizleri tekrar gorebilmek uzere diyor ve satirlarima en degerli dostum Emine ile son vermek istiyorum; seninle ilk karsilasmamiz, tanismamiz sene 1994...senin oglun Emir ve simdi benim Emir'im, hatta senin ve benim birbirimizden habersiz ogullarimizi Pasa diye cagirmamiz. Bizim tanismamiz bir tesaduf degilmis; birbirimiz icin cagirilmis ve gelmisiz. Ozellikle bu son gelisimde bunu daha iyi anladim... Seni tanidigima ve senin, benim hayatimda olusuna sukrettim. Iyi ki varsin, cok yasa! mutlu yasa! seninle gecen zamanlarimizi ve sohbetlerimizi cok ozluyorum... Sen'i ve Emir Pasa'ni:) burada agarlayacagimiz gunleri dort gozle bekliyorum. Sevgiyle kalin.
Son olarak Istanbul seyahatimiz boyunca bizi gormeye gelen, arayan, soran, evinde ve disarida misafir eden, bizim icin ozel geziler duzenleyen, Emir'in 2. yasinda evimize gelen ve bizimle bu mutlu gunu paylasan ve kutlayan butun aile fertlerine, arkadas ve dostlara buradan tekrar icten tesekkur ediyoruz. Hepinize saglikli, huzurlu, mutlu yarinlar diliyor ve sevgiyle opuyoruz. Hoscakalin...
Azer & Emir
May 2, 2007 New York


0 Comments:
Post a Comment
Subscribe to Post Comments [Atom]
<< Home